Reklam
Reklam
YEŞİL KAMAN GAZETESİ - 02 Ocak 2026, Cuma

Sağlıklı Beslenme ile Yaşlanmayı Yavaşlatmak Mümkün

26 Mart 2024
206 kez görüntülendi

Sağlıklı Beslenme ile Yaşlanmayı Yavaşlatmak Mümkün
Reklam

Beslenme ve Diyet Uzman Şeymanur Öztürk, Yaşam süresinin ne kadar süreceğini bilemeyiz ama bize sunulan yaşamın kaliteli olmasını sağlayabiliriz. Yani yaşlanmayı yavaşlatarak harika bir yaşamın kapılarını ardına kadar açabiliriz. Görünen o ki ilk kural; kronik hastalıklardan koruyan besin çeşitliliğine önem vermek. Kendi coğrafyamızdaki doğal, yüzyıllardır üretilen yerel besinlerden zengin beslenerek vücudumuzun doğal koruyucu mekanizmaların güçlenmesini besin öğelerinden zengin besin seçerek yaşlanmayı yavaşlatarak yaşayabilirsiniz. Zeytinyağı, mutfağınızın en temel yağı olsun. İçindeki polifenol çeşitleri demanstan kardiyovasküler hastalıklara karşı kalkan. İyi beslenme ek olarak pozitif düşünme, güçlü inançlar, sosyal yardımlaşma, sosyal aktiviteler, her gün düzenli günlük tempolu egzersizler, iyi uyku, yaşam amacının bulunması, sevgi dolu aile bağları, stresi azaltarak birçok hastalıktan koruyarak müthiş bir dinç yaşamın kapılarını bize açıyor gibi görünüyor. Buna ek olarak metabolizmaya dost besinleri de sıkça yemek önemli. Seçtiğimiz besinleri doğru pişirmenin yanında ne kadar yiyeceğinizi de iyi anlamanız gerekiyor. Ve tabi doğru saklama koşulları besinsel zenginlikten fazla yararlanmak için olmazsa olmaz kural. Ev Yapımı Yoğurt Sütü fermente eden bakterilerin laktozu laktik, asetik, formik ve süksinik gibi organik asitler üreterek kalın bağırsakta spor oluşturan anaerobik mikroorganizmaların gelişimini engellediği için hayat iksiri olarak isimlendirilir.. Çünkü bu önemli biyolojik yanıt; laktik asit bakterilerinin bağırsaklarda ağır metalleri tutarak dolaşıma geçmesini engellemekte, bağışıklık yanıtı oluşturan aktiviteyi güçlendirmekte ve bağırsakta toksin birikimini ortadan kaldırmayı sağlamaktadır. Dolayısıyla beklenen yaşam süresini kısaltan hastalıklara karşı harika bir defans mekanizması kurmayı sağlamaktadır. Baklagiller Yeşil mercimek, nohut, kuru fasulye, kuru barbunya, bakla, bezelye, maş fasülyesi, beluga mercimeği ve kuru börülce baklagillerdir. Bitkisel protein, çözünür diyet lifi, kalsiyum, demir, çinko, magnezyum gibi mineraller, B1, B2, niyasin, folik asit ve E vitamininden zengindir. Bu besinsel zenginlik metabolizmanın iyi çalışması için inanılmaz zengin bir içeriktir. Dirençli nişasta içerir. Bu nedenle kolesterol düşürür, kan şekeri dengeler, kolon kanserinden korur, kolesterolü düşürür, safra taşı ve hemoroid gibi sağlık sorunlarını önleyici mucize etkileri vardır. Kuru baklagiller izoflavon içerirler. Bu madde siz zayıflarken vücudunuzda sağlığını yitirmiş hücrelerinizin de büyümesini durdurarak yaşlanmayı da önleyerek zayıflamanızı sağlar. Baklagil çeşitleri doymuş yağ, glüten, kolesterol ve şeker içermez. Avokado Avokado müthiş bir meyve.Yağ içeriği yüksek ama uygun miktarda yendiğinde zeytinyağı, antep fıstığı, baklagil, muzu bir arada yemek ile aynı sağlık etkiyi sağlıyor. Yenmeye hazır olgun yumuşak ve kesildiğinde içi parlak olan avokado tazedir ve zevkle yenilecek kıvama gelmiştir demektir. Avokado dalından koparıldıktan sonra olgunlaşmaya devam eden meyvelerden biridir. Sert yapıda avokado alırsanız oda sıcaklığında 5-7 gün içinde olgunlaşmasını tamamlar. Olgunlaşma ile meyvenin ana yağ asidi olan oleik asit miktarı da artar. Avokado yağ içeriği yoğun bir meyve olsa da folik asit ve B1 vitamini bolca bulunur. Potasyum, magnezyum, sodyum, fosfor ve kükürdün çok iyi kaynağıdır. Ayrıca lutein, zeaksantin, beta karoten gibi antioksidanlardan da zengindir. Günde 1/2 adet avokado kandaki trigliseridi ve LDL’yi azaltır. Yarım avokado 20 mg magnezyum içerir ve mg yemek sonrası yağın emilimini azaltarak hem zayıflatır hem de kalp hastalığı riskini yüzde 18 azaltır. Çörekotu Meyvesi çok tohumlu kapsül şeklinde olan çörek otu bitkisinin, meyve kapsülü olgunlaşınca açar ve tohumları siyah renge dönüşür. Kuruyan çörek otu çiçeği hasad edilip içinden siyah tohumları ayrıştırılır.Doğanın bize sunduğu sağlıklı tohum; antioksidan, antiinflamatuvar, antimikrobiyal, diyabeti önleyici ve tansiyonu düşürücü etkiye sahiptir. İçerdiği timokinon aktif bileşeni sağlık yararlarından sorumludur. Ayrıca antioksidan etkisi hematopoezin uyarılmasını sağlayarak bağışıklık hücre sayısını arttıcı etkisi bulunur. Omega 6 omega 3 oranı ideal denge olan 3:1’dir ve bu oran prostaglandin E1 miktarını arttırarak pıhtı oluşumunu önler, immün sistemi güçlendirir. Çörek otu diyet ile alınan çinkonun lizozomlar tarafından alımını arttırarak çinkonun da bağışıklık sistemine etkisini aktifleştirmektedir. Bal ile çörek otunu bir arada kullanmak immün yanıt için çok daha güçlü yanıtın oluşmasını sağlar. Enginar Enginar doğal karaciğer koruyucudur. Taze 3 adedi 40 kalori kadar olan karbonhidratı oldukça düşük olan Ege’nin muazzam sebzesi sinarin ve klorojenik asit adlı iki önemli sağlık bileşeni içerir. Bu iki önemli enginara özgü bileşen sayesinde kolesterol düşürücü, karaciğeri yenileyici, dispesi yani hazımsızlığı giderici, kolon kanserini önleyici etkileriyle sağlığımıza sağlık katar.Enginar ayrıca inülin adlı prebiyotikten en zengin besindir. İnülin, bağırsaklarda lactobasillus plantarum adlı probiyotik etkili bakterilerin çoğalmasını ve kolonize olmasını sağlamaktadır. Enginar haşlama, buharda ve düdüklüde pişirildiğinde fenolik içeriği artar. Bebek enginarların sinarin ve klorojenik asit içerikleri daha fazladır.

Reklam

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz