Sosyolog Filiz Bayram’dan Kişisel Gelişim Tavsiyeleri
Araştırmacı yazar, sosyolog, eğitim danışmanı Filiz Bayram, aslen Kaman’lı olup birçok eğitim, araştırma ve medya yazarlığı yapmaktadır. Filiz Bayram’la yaptığımız görüşmede “İnsanın gelişimi ve dönüşüm sürecinde direncin rolü” ile ilgili gazete okurlarımıza tavsiyelerde bulundu. Özellikle günümüzde, çocukluktan yetişkinliğe insanın gelişimi ve dönüşümünün sebep ve sonuçları üzerinde tecrübe edilinen sosyal hayat kavramı üzerinde ki etkilerden biri olan “İnsanın gelişimi ve dönüşüm sürecinde direncin rolü” üzerine değerlendirmelerini paylaştı.
“İnsanın temeli çocuklukta atılır ve yetişkinlik o temel üzerinde ilerler. Çocuklukta yaşanan eksiklik, yetişkinlikte kendini gösterir.
DİRENÇ NEDİR?
İnat etmek, ayak diremek, bir şeyin değişimine ve dönüşümüne karşı gösterilen bildiğin koşullarda ve yerde kalma isteği. İnsan gelişime dönüşüme her an direnç gösterebilir. Bu Atalardan getirdiği, çevreden aldığı, kimliği, kişiliği bunlara etken olabilir. İnsan rahatı sever. İyiye kötüye, zora kolaya bakmaz. Tanıdığı bildiği alanda sadece güvende olmak ister. O güvenli alanı korumak ister.
Değişim zordur. Emek ister, çaba ister, zorlanır. Çünkü derinlerde bir yerde alışkanlıklar vardır. Kızılderelilerin bir sözü var; “İnsanın alışkanlığını değiştirmesi derisini yüzdürmekten daha zor.” der.. Değişim dönüşüm her şeyden önce alışkanlığın değişimi ve dönüşümüdür.
İnsan değişimden neden korkar?
İnsan bu dünyada bir çok seçeneğinin farkında olmadan bildiği alanı korumak ister.Çünkü değişim algısında belirsizlik vardır. Bilinçaltı belirsizliği sevmez.
DEĞİŞİME DİRENCİN ALTINDA HANGİ SEBEPLER OLABİLİR?
Kökleşmiş yaşam blokajları,
Atalardan bir ya da bir kaçından taşımış olabilir.
Atalardan kör sevgi dolanırlığı yaşıyor olabilir.
Anne duygularının gebelik döneminde kopyalanması (Çocuk anne karnında anne ile kendini ayırt edemiyor),
0-10 yaşında travmalar olabilir.
Kollektif bilinç,
Kitle bilinci,
Bastırılmış çocukluk özlemi,
Tıkalı duygular.
Kişi bunların sonucunda; Negatif karmanın pozitif ifade edilmesi şeklinde yani; İnanç; iç benliği ile kabul ettiği, gerçek varsaydığı durum. Yanlış anlama; hem kendini hem de karşıyı olumsuzlaştırma. Tabu; aile, din, kültür gibi kurumların koyduğu yasaklar. Yadsıma yani yeteneklerini olumsuzlama. Reddetme; kişi gücünü ve yeteneklerini kabul edememe, etmeme. Bahane; uygunsuz davranışını haklı çıkarmaya çalıştığı savunma şekli. Sorunu tek bir yerden çözmek yerine, bir kaç yerden çözüm üretilebilir. Yaşamda tüm negatif diye tanımladığımız duyguların karşısında birde pozitifi vardır. Yani direnç gösterdiğimiz bir durum bazen bizi korurken, bazen de kapılar açabilir.
AMAÇ ÇÖZÜM; POZİTİF DÜŞÜNMEK DEĞİL, DİRENCİ NÖTRLEMEK, GÖZLEMCİ KALABİLMEK
Çünkü, pozitifi ürettiğin her şeyin antitezini üretirsin. Yani negatifi de kendiyle gelir.”ifade etti.
(ADEM DEMİRCİ)




Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.